kapalıçarşı'nın önünde, cuma saatine denk geldim. arabanın camından dışarı bakarken bir…

kapalıçarşı'nın önünde, cuma saatine denk geldim. arabanın camından dışarı bakarken bir hocanın sesi geliyordu. güzel insan olmaktan bahsediyordu. iyilikten, kalp kırmamaktan, insanın dünyada bıraktığı izden.. sonra gözüm rıfkıya takıldı:) bir süredir arabada benimle gezen şu küçük iskelete. bir yanda hayat bütün telaşıyla akıyordu. insanlar bir yerlere yetişiyor, arabalar ilerlemeye çalışıyor, dükkanlar açılıyor, telefonlar çalıyor..bir yanda hoca güzel insan olmaktan bahsediyor, diğer yanda rıfkı sessizce bana bakıyordu. garip bir şekilde insanın içine oturuyor o an sonunda hepimiz rıfkıyız. biriktirdiğimiz öfkeler, haklı çıkmak için kırdığımız kalpler, üç kuruş fazla kazanmak için tükettiğimiz ömür, cevap vermedi diye gurur yaptığımız insanlar, sonra ararım dediğimiz anneler babalar, ertelediğimiz sarılmalar, söylemediğimiz güzel sözler.. hepsini burada bırakacağız. belki de mesele bu dünyadan ne kadar çok şey aldığımız değil, geçerken ne kadar az can yaktığımızdır. birinin yükünü hafiflettik mi, bir sofraya bereket olduk mu, bir insan bizi hatırladığında yüzünde küçücük de olsa bir tebessüm bıraktık mı:) çünkü insanın ömrü sandığı kadar uzun, meseleleri sandığı kadar büyük değil. bugün cuma. istanbul kalabalık. kapalıçarşının önü her zamanki gibi hayat dolu. hoca hala konuşuyor. rıfkı hala bana bakıyor. ben de düşünüyorum ulan madem sonumuz bu kadar sade, bari yaşarken güzel insan olmayı bu kadar zorlaştırmasak. hayırlı cumalar:)
red phantom · · 5 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç











