birkaç hafta önce balkona, kombinin üzerine bir kumrunun sürekli çalı çırpı taşıdığını…


birkaç hafta önce balkona, kombinin üzerine bir kumrunun sürekli çalı çırpı taşıdığını fark ettim. geliyor, gidiyor, her yeri de batırıyor. böyle günlerce yuva yapmaya çalıştı. yaptığını beğenmiyor olacak ki bu iş biraz uzadı. dedim, ben buna yardım edeyim. yumurta kabını kesip bir tarafını kombinin üzerine bıraktım. o da bu durumdan memnun kaldı ki o gün kuluçkaya yattı. uzun süre kalkmadı. kalksa da buğday, bulgur, su falan koysam diye arada bakıyorum, yok, kalkmıyor. ama başka bir kuş uğruyor arada, o besliyor. kendisi bizim kızın eşi oluyor anladığım kadarıyla. kuş deyip geçersin işte ama birçok erkeğin yapamadığını yapıyor adam. işte bu birkaç haftalık süreçte bir kez kalktığı anı yakaladım. çıkıp baktım, minicik iki yumurta gördüm. bir iki hafta sonra da, daha dün, ilk kez yerinden kalkmış. kızım fark etti. “anne, bak, kuş gitmiş.” dedi. ona da süreci anlatıyorum işte. “yumurtalardan kuş çıkacak.” diye bekliyor. ben de, “bakalım anneciğim, yumurtalar duruyor mu?” dedim. çıktım, kartonu aldım. bir baktım ki bu iki yavru yumurtalarından çıkmış. sevinçten ufak bir çığlık attım. :d biraz inceledik, fotoğraflarını çekip anneleri gelmeden hemen geri yerlerine bıraktım. içime öyle bir huzur doldu ki aklımdan şunlar geçti: doğum… sen her seferinde, ne olursa olsun, nasıl da umutlu bir şeysin. nasıl büyük bir mucize, nasıl bir heyecansın. ve sen, yaşam, ölüme karşı hep galip geleceksin. çünkü yaşam ölümden büyüktür.
senin derdin ne · · 6 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç











