yağmur, inceden inceye bu metruk binânın taşlarına düşerken zaman sanki ağır bir nefes…

yağmur, inceden inceye bu metruk binânın taşlarına düşerken zaman sanki ağır bir nefes alıyor gibi geldi gözüme.. ne görmüşlükleri vardır, kim bilir; zamanın da binânın da.. bazı yapılar yıkılmıyor , yalnızca hâtıraya dönüşür ya. kimin hâtırasısın acaba? yalnızca taş ve pencereden ibaret değilsin, biliyorum. içinde unutulmuş kahkahaların akisleri, eski bir mektubun rengi, yarım kalmış cümlelerin hüznü saklı; bunu da biliyorum… çepeçevre saran sarmaşıkların sana nefes aldırmadığını da… bildiğim fizik der ki: “hiçbir madde zamana karşı mutlak değildir.” lâkin bilmediğim edebiyat fısıldar: “bazı ruhlar, taşlardan daha uzun yaşar.” ve belki de bu yüzden eski binalardan hüzün taşar. çünkü bilirim ki harap olmuş duvarlarda bile bir vakitlerin ümidi, aşkı ve ilmi var.. bir miktar melâl, biraz sükût, biraz da unutulmuş bir baharın rüzgârısın. muhtemeldir ki içinde can yokken bile benden çok yaşayacaksın..
nurqwertyu · · 10 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç











