gökyüzünün de insan gibi yorulduğu saatler var. gündüz bütün ağırlığıyla üstünden…
gökyüzünün de insan gibi yorulduğu saatler var.
gündüz bütün ağırlığıyla üstünden geçiyor; sesler, insanlar, işler, hesaplar, yetişmeyen hayatlar… sonra akşam oluyor. dünya biraz susuyor. bulutların kenarına pembemsi bir sızı düşüyor. insan o an anlıyor ki bazı güzellikler bağırarak gelmez; usulca çöker, karanlığın omzuna elini koyar.
ağaçlar susar, evlerin çatıları eski bir hatıra gibi kararır, gökyüzü ise son bir defa yanar.
belki de akşam dediğin şey, günün ölmesi değil; insanın içinde hâlâ bir şeylerin güzel kalabildiğini hatırlamasıdır.
yağdır mevlam su böyle y*rr*k kürek şeyleri kim niye basar, kim niye alıp okur anlamış değilim. safi ağaç israfı. "yonmoyon bolmoz cohonnomon nosol yoktogono"…
çocukluğumuzun kabusu lord balin! bayramlarda misafir olarak gittiğim evlerde çikolata olarak bundan ikram edildiğini görünce yüzümü buluştururdum. kimsenin…
bu anın değil ama dün akşamın fotoğrafı. allah kahretsin yine çok yetenekliyim ya, fotoğrafçı mı olsam ne yapsam!
Anlık, Ekşi Sözlük’ün “anın fotoğrafı” başlığına eklenen fotoğrafları yeni, popüler ve rastgele akışlarda, Keşfet ızgarasında ve yazar galerilerinde gösterir. Fotoğraflar ve açıklamalar Ekşi Sözlük’ten gelir; tüm hakları sahiplerine aittir. Anlık bağımsız bir projedir, Ekşi Sözlük ile bağlantılı değildir.