iniyorum kirli eteklerine beni emziren kaltak şehrin iniyorum ama indirilmedim iniyorum…
iniyorum kirli eteklerine
beni emziren kaltak şehrin
iniyorum ama indirilmedim
iniyorum çalıntı tahtımı terk ederek
arada bir çehremi dalgalandıran karaltı
vurulmuş arkadaşlarımdan yansıyor olsa gerek
iniyorum onlardan artakalan yükü indirmek için
indiğim yerde beni bir bekleyen yok
indiğim yerde biçilmiş ot gibiyim
puslu, çapraşık, koklanmamış
ihmalkâr gözle okunmuş bir kitap
bîtab bir gözle okunmayı tercih ederdim
yoğrulmuş olan benle bir daha yoğrulsaydı
benimle açsaydı ağırdan
tükeniş faslını mızrap.
"biz o bankta oturmuşuz kalu bela'dan beri. kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri... ilk kez ayın halesine sırnaşığım; yaşım yirmi altı. sana kırk senedir…
"sen korkma yeniden doğar güneş tut cebinde ne kaldıysa hatalarından koy kendi kendini kendi yerine korkarsan adım almaktan ya da tut ki derinlere dalmaktan…
“galata'dan aşağı, yol gider suya vurur şu istanbul dediğin, yavrum, koynumda uyur asker dizilir asker camlara sardunyayım karavana içinde, yavrum, kaynasın…
Anlık, Ekşi Sözlük’ün “anın fotoğrafı” başlığına eklenen fotoğrafları yeni, popüler ve rastgele akışlarda, Keşfet ızgarasında ve yazar galerilerinde gösterir. Fotoğraflar ve açıklamalar Ekşi Sözlük’ten gelir; tüm hakları sahiplerine aittir. Anlık bağımsız bir projedir, Ekşi Sözlük ile bağlantılı değildir.