uzunçarşı’yı dikine inersin. sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler. ve sen…

uzunçarşı’yı dikine inersin. sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler. ve sen istanbullu, sen kendi ellerinin hünerine alışmış olduğundan şaşarsın istanbullulara : ne kadar ince, ne çeşitli hünerleri var, dersin. rüstem paşa camii. urgancılar. urgancılarda yüz parça yelkenli gemiyi ve hesapsız katır kervanlarını donatacak kadar urgan, halat ve dökme tunçtan çıngıraklar satılır. zindankapı, babacafer. uzakta balıkpazarı. kuruyemişçiler. yemiş iskelesindeyiz : sandalları, mavnaları, güneşli karpuz kabuklarıyla yüzüne hasret kaldığım deniz. sol arka lastik hava mı kaçırıyor ne? inip baksam…
pavlis · · 0 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç



