hani bir şeyi çok beğenirsiniz de kendi kendinize almanız anlamsız gelir, o şeyin bir…
hani bir şeyi çok beğenirsiniz de kendi kendinize almanız anlamsız gelir, o şeyin bir hatırası olsun istersiniz ya. mesela boynunuzdan hiç çıkartmadığınız bir kolye, çocukluğunuzu hatırlatan bir müzik kutusu, bir zamanlar çok istediğiniz ama alınmayan bir oyuncak… sanırım bazı kitaplar da başkasının eliyle ulaşmalı size, hatta 5 yaşındaki halinize. tam olarak bu yüzden bu kitabın bir sevgiden hatıra kalmasını çok isterdim çünkü okuyup kapağını kapadığım ilk an kucakladım; hem çocuk hem yetişkin halimle.
bu sebeple beraberken çocukluğunu görebildiğiniz çok sevdiğiniz birisine; sevgiliniz, arkadaşınız, kardeşiniz, kendiniz ya da halihazırda zaten kitabın asıl muhatabı çocuğunuza bu kitabı alabilir misiniz? üstüne bir de böyle güzel sevebilir misiniz?
“düştün ama yakaladım seni!” cinsinden…
şimdi bense sizin çocuk halinize sevdiğim birkaç sayfayı bırakıyorum, bir gece yarısı hiç masal dinlememiş o halinize…
kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin. su olsan kimse içmez, yol olsan kimse geçmez, elin adamı ne anlar senden? çıkarsın bir dağ başına, bir ağaç bulursun…
bitkinin ve hayvanın çok, insanın ve iletişimin az olduğu dünyayı; çamuru ve suyu önemsetmeyen çizmelerle gün boyu keşfetmek… çocuk olup su birikintilerine…
Anlık, Ekşi Sözlük’ün “anın fotoğrafı” başlığına eklenen fotoğrafları yeni, popüler ve rastgele akışlarda, Keşfet ızgarasında ve yazar galerilerinde gösterir. Fotoğraflar ve açıklamalar Ekşi Sözlük’ten gelir; tüm hakları sahiplerine aittir. Anlık bağımsız bir projedir, Ekşi Sözlük ile bağlantılı değildir.