alışveriş çok tehlikeli bir olay. vaktiyle ödünç verip geri alamadığım ve elimin altında…
alışveriş çok tehlikeli bir olay. vaktiyle ödünç verip geri alamadığım ve elimin altında pdf hâli var diye çok da dert etmediğim kitaplar denk geldikçe içim sızlıyor, elim ayağım titriyor. dört kitap için çıktığım yolda kendimi kaybettiğimi, kargo kapıma
anlayabiliyorum ancak.
"achtung panzer!"im en son kimde kaldıysa,
eski kapaklı "bozkurt"um en son kimde kaldıysa,
talat aydemir'in hatıratı en son kimde kaldıysa(geçen sözlükteki başlıkta o kadar vakit geçirmesem bu kadar dert olmazdı muhtemelen, yazarlara da çok kırgınım bu konuda)
umarım üçünüz de bu gece ishâl olursunuz ve uykunuzda bokunuz alezin altına kadar işler.
yıllar önce fuarda cemal paşa'nın hatıratını bana satan ama torbaya koymayan uyanık iş bankası abi, seni de unutmadım! pdf'sini bulmasam kitabımı almak için şehir şehir peşinde dolaşırdım, biliyo musun?
neyse, sakinim, takımı tamamladığıma memnunum.
not: böyle tatsız deneyimler yüzünden yıllardır kitaplığımdan kimseye ödünç kitap vermem, illa birine ödünç kitap vermem gerekiyorsa vermeden önce internetten stoklara bakarım ve verdikten sonra yeni bir kopya sipariş ederim. hediye gibi olur artık o, zaten alan veri germiyor. hâlâ yerine koyamadığım kitaplarım var. cyrano de bergerac'ın iş bankası kültür yayınları basımına kim çöktü, hatırlamıyorum ama en büyük bedduam da ona bak. onun yüzünden mecburen gidip yeni remzi basımını aldım, koydum kitaplığa ve çeviriden hiç memnun değilim. sabri esat siyavuşgil'in dili çok daha lezzetli, dil bilgisi hassasiyeti çok daha yüksekti. eski remzi ve iş kültür'ün tadını bilenler de nadirkitap'ta 1000-2000 liralara adam sikme gayretinde tabii. çok çirkinsiniz lan, insanlar.
insan ruh sancısını bertaraf etmek için bıçak biler mi arkadaş? . ta ki sakıncalı bıçağa denk gelip kaçışı çok yanlış yerde aradığının farkına varana kadar…
gündüz de donanım moduna geçtim, 60 kişilik prova grubuna mercimekli köfte yaptım ve prova sonu kuliste bir adet boş tepsi buldum. şimdi bana bakıyor aynı…
günün bu kadar hızlı başlaması ne kadar iyi, bilmiyorum ama her anlamda geçiyor sahiden. not: derdim kandan ziyade kök hücre bağışlamaktı. kurumdan bir…
ünlü bir budist bilge: "provada dürüm yiyip fotoğraf çekemediğin sahne, senin değildir." edit: kulisten o tuvaleti koyduğunuz yere gidebilmek için 3 ay vize…
görev için kuşadası'na... mordor'a ulaşmaya çalışan frodo gibiyim. derdim ne tam olarak? ekmek parası. bunca hengâmenin içinde insan eğlendirebilecek miyiz…
mesleği cumartesi gecesi dağıtmalarına müsaade etmeyenler işin düşük bütçeli ve lukankalı alternatifler... yeteri kadar yakıt aldıktan sonra piyano ve vocaroo…
Anlık, Ekşi Sözlük’ün “anın fotoğrafı” başlığına eklenen fotoğrafları yeni, popüler ve rastgele akışlarda, Keşfet ızgarasında ve yazar galerilerinde gösterir. Fotoğraflar ve açıklamalar Ekşi Sözlük’ten gelir; tüm hakları sahiplerine aittir. Anlık bağımsız bir projedir, Ekşi Sözlük ile bağlantılı değildir.