fotoğrafını çekemediğim anı kaydetmeliyim bir yere mutlaka. apartman kapısından çıkar…

fotoğrafını çekemediğim anı kaydetmeliyim bir yere mutlaka. apartman kapısından çıkar çıkmaz koşarak yanıma gelen derin üçüncü sınıfa geçmiş, kulaklarını deldirmiş ve saçlarında daha önce olan o renkli çıtçıtları çıkarmış. küpeleri altın top. güzel onayını aldı. hemen arkadan yetişip popoma sarılan ece de ikinci sınıfa geçmiş, saçlarını kestirmiş ve ayrıca dün süpürgenin üzerine düşmüş. çorabını çıkaramadığı için yara izini çorabına kadar gösterebildiğine üzüldük. sonra tüm mahalleli toplantı, birini derin ötekini ece tanıştırdı büyük büyük hareketler. işte bu poyraz. bu nisa. bu zeynep. zeynep doğanın ablası. doğan zaten dünyalar güzeli, dolunay suratlı. en küçükleri. fazla oyalanmadı yanımızda. derinin saçlarındaki renkli çıtçıtları çıkardığı bilgisini kardeşi poyraz da tasdikledi. ecenin süpürgenin üzerine düşüş hikayesi tüm detaylarıyla incelendi. derin bu dene parise tatile gidecekmiş. zeynep, antalyayı görmüş, izmiri görmüş, istanbulu görmüş bir de orduyu görmüş. bir kaç kes teyit edildi. eceler birinci katta kapısında hoşgeldin yazan hayır hoşgeldiniz yazan evde oturuyormuş. poyrazlar nisaların karşısında oturuyormuş ve nisalar da derinlerin karşısındaki evde oturuyormuş. zeynep şuradaki apartmanın üçüncü katında oturuyormuş ayrıca o da birinci sınıfa geçmiş. zeynep'in evlerini tastamam doğru anlatıp anlatamadığı da teyit edildi, tastamam doğru anlatmış, derinin çorabına yapılan yöresel böcek olayı poyraz tarafından tüm detaylarıyla aktarıldı* bütün bu bilgiler tekrar tekrar anlatıldı heyecanla, düştüğünü anlatan birinin sesine daha önce nasıl da düştüğünü anlatan sesler karıştı. bu arada zeynep beni dokunarak tanımaya çalıştı, bol bol el el tutuştuk. gürültüler yükseldi alçaldı. arada okundu'nun orada ne işi olduğu, nerede yaşadığı, ne sıklıkla geldiği sorgulandı. isimler tek tek teyit edildi. okundu isimli tüm tanıdıklar her zamanki gibi yeniden anıldı. gürültülü vedalar eşliğinde şöyle “görüşürüz okundu abla” “okunduabla görüşürüz” “görüşürüz okundu abla” “okunduabla görüşürüz” “görüşürüz okundu abla” “okunduabla görüşürüz” “görüşürüz okundu abla” “okunduabla görüşürüz” yolcu edildim annemlerin oradan. her birine isimle geri dönüş verildi. insanın etrafında boyu beline gelen -ki boyun 160cm- birbirleriyle yarışırcasına kendilerini, hayatlarındaki önemli olayları anlatan cıvıl cıvıl çocukla dolması enerji kaynağı, tarif edebilmeyi isterdim, o yüzden işte koştur koştur not aldım. not alırken bi kez daha geçtim içinden. evden çıkarken çalan şarkıyı da ekliyorum zira çocukların yanı sıra zihnimde de dıpdırıdıpdırııdı diye dönüp duran bir de o vardı. çocuklardan aldığım bu güncel havadisleri kaybetmemek için bisikletimi taktım 3e bastım pedala apar topar attım kendimi en sevdiğim kahvecinin çok şükür ki o anda boş olan en sevdiğim koltuğuna. inanılmaz hislerle dolup taştım. ve hatırlamak istedim sonsuza kadar. tom's diner https://open.spotify.com/track/0oA9wBGDY4uyILLg4GymWP?si=MZMB5LIfQK2lawwQKhSBLw&context=spotify%3Aplaylist%3A1UoQ0eJXkjwNfbYosKPbVz bi tane de fotoğraf iliştireyim
okunduolarakisaretle · · 2 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç