seni ilk gördüğümde uzuuuuuunnn bir yürüyüşünün ardındaydım ben.. sağa sola bakıyordum…

seni ilk gördüğümde uzuuuuuunnn bir yürüyüşünün ardındaydım ben.. sağa sola bakıyordum. arar gibiydim bir şeyleri, bulur gibiydim bir şeyleri, elimi uzatır gibiydim bir şeylere, elimden kaçırır gibiydim bir şeyleri.. sağa baktım anlamsızca, çarpıştık.. “konuşabiliyorsun, görebiliyorsun, insanlar öyle ya da böyle varlığından haberdar, seviliyorsun, seviyorsun, özlüyorsun (ah hemde nasıl?).. batan güneşten haberdar, doğacak olan aydan haberdarsın.. ya ben? tüm dünyam bu su borusu” der gibi baktın bana.. kırıldım, üzüldüm, utandım.. nasıl tutundun oracıkta hayata sen, minicik yaprakların nasıl yol buldu da yeşerdi oracıkta.. üflense, ha kırıldı ha kırılacak dalın budağın.. benden nasıl daha güçlü oldu da direndi sen.. cesursun, güzelsin, benden daha güçlü, daha inançlı, daha bilge, daha tecrübelisin… eğilebilseydim eğer, verdiğin mücadele karşısında eğilirdim önünde.. anlayabilseydim eğer, her ayağa takılana anlatırdım seni… …
nurqwertyu · · 2 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç











