bu sabah, her sabah olduğu gibi uyanmış hafta içinin bir gerekliliği olarak mesaimi…

bu sabah, her sabah olduğu gibi uyanmış hafta içinin bir gerekliliği olarak mesaimi yapmak üzere yola koyulmuştum. sabahın ilk ışıkları uykuna dön dercesine yüzüme vururken sıcak yatağımı özlemle anıyordum. sıcak bir simit ve belki de bir çay alma uğruna atmye uğramayı düşündüm. uğradım da. 400 lira çekme talimatı verdim, bankanın atmsi hiç düşünmeden 1 ikiyüzlük, 1 yüzlük ve 2 ellilik verdi. ılık ılık esen rüzgar uykumu açmamış olacak ki paralara bakmadan cüzdanıma koydum. simit alma hayallerim ile yoluma devam ettim. her sabah olduğu gibi rutin gerginliğimizi gerçekleştirdim; pastaneciye “1 simit” dedim, gevrek demediğim için sinirlendi “1 gevrek, 10 lira.” dedi ve poşeti uzattı. uyuzca birbirimize bakış atıp kasaya yöneldim. çektiğim 50 liradan birisini kasiyere uzattım, kağıda uzunca baktı, sonra döndü ve “abi” dedi paranın ucundaki yırtığı göstererek “başka var mı?” ve diğer elliliği uzatıp simitimle uzaklaştım. gün bitti. her günkü gibi monotoken cebimdeki hınzır bir ellilik günümü değiştirmeye kararlıydı. berbere geldim. her zamanki gibi dedikten sonra bir daha konuşmayarak tıraşımın bitmesini bekledim. saçlarım yıkanırken aklımda yine o vardı “acaba elliliği gizlice versem…”. tıraş bitti, borcum 220 liraydı. 200 ve hınzır 50 cebimden çıktı. tam çekmeceye girecekti ki “ abi müşterilerle sıkıntı yaşıyoruz” demişti berber. 50'yi alıp 100'ü verdim ve evime döndüm. şimdi seni dost edinmiş oldum. artık yeni bir dostum var, beğensen de beğenmesen de bu yolu beraber yürüyeceğiz seninle. değerin düşecek, yok olacaksın ama değerinle asla karşılığını alamayacağın dostluğum, artık senindir.
godofimmune · · 0 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç











