bilinen adıyla çeşme otobanı ılık bir eylül akşamı, bir cuma akşamı. 28 yılda kimbilir…

bilinen adıyla çeşme otobanı ılık bir eylül akşamı, bir cuma akşamı. 28 yılda kimbilir kaç yüzüncü geçişim bu yolu. 35 yıllık hayatımın 28 yılı bu yolda geçmiş düşününce. dili olsa da konuşsa. (bkz: dili olsa da konuşsa denilen nesneler) (nesne sayılır mı bilemedim ama olsun.) insan bir yol ile bağ kurar mı? o yol insanın hayatının her dönemine ve anına şahitlik etmişse kurarmış... şimdi düşünüyorum da kimbilir kaç farklı ruh haliyle geçtim bu yolu. ilk yaz aşkımın heyecanıyla, ayrılık acısıyla, hüngür hüngür ağlayarak, ağzım kulaklarımda mesajlaşarak, telefon bekleyerek, telefonla konuşarak, bir kavuşmaya giderken, bir ayrılığa giderken, bir ilk buluşmaya giderken, bir bilinmeze giderken, kavga ederken, bir bitişi arkamda bırakırken, çok hastayken ve hastaneye bir an önce ulaşmak için kilometreleri sayarken, bir hastaneden dönerken, yeni bir başlangıca giderken, müthiş bir tatilden dönerken, tatile giderken, okullar açılırken, okullar kapanırken, hatta kar görmemiş masum izmirli olarak "çesme otoyolunda kar varmış" haberi alıp kar görmeye giderken :) yazın sabah sıcağında, kışın deli gibi yağan yağmurda, siste, kışın gece bomboşken ve yazın pazar akşamı deli gibi trafik varken.... çocukluğumda hep bir kaset çantamız olurdu. o aylarda kimi, neyi en çok dinliyorsak çantada o kasetler olurdu, bir nevi fiziksel playlist. * bu yolda gidip gelirken o çanta hep arabada olurdu ve arabada hep seçtiğimiz bir şey çalardı. iş günü sabahı izmir'e dönülüyorsa narlıdere civarına gelince radyoda haberler açılırdı. sonra o kaset çantası cd çantasına dönüştü. ve sonra cd çantası spotify çalma listesine. ülke dönüştü, biz değiştik, yola çıktığımız ve vardığımız yerler değişti, hayat dönüştü. ama otoyol 32 hep aynı kaldı. sanırım en çok da bunun için seviyorum. sanki eski türkiye'ye ve çocukluğuma gidiyormuş gibi...
la lykia · · 8 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç



