annem hep şöyle derdi: hayata devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir…

annem hep şöyle derdi: hayata devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir. benim koşmam da bununla ilgiliydi sanırım. 3 yıl, 2 ay, 14 gün ve 16 saat koştum. run forrest run!" (forrest gump) geçmişi, bugünü, geleceği hayal kırıklıklarını, pişmanlıkları, umutları karanlıkları, dehlizleri, ışıkları doğumu, ölümü, zıtlıkları hayatı, anlamını, sonrasını... ve daha nicelerini düşünüyorum. düşüncelerden kaçabilecegimi düşünerek her gün yürüyorum, hatta koşuyorum, yine de beceremiyorum. sürekli peşimdeler, gölge gibi takipteler, bana benden yakınlar sanki... zihninin içindeki türbülanstan kaçabilir misin? yürüyerek, koşarak, sporla bu dehlizden çıkabilir misin? hayata karşı daha güçlü, zinde ve dimdik durabilir misin? seviyesiz, görgüsüz, bayağı insanlardan uzaklaşabilir misin? aileden, çevreden, bu topraklardan tamamen kopabilir misin? dünyadaki kötülüklerden, yozluklardan, pisliklerden arınabilir misin? güzelliklere, huzura, mutluluğa erişebilir misin? geçmişinden kaçabilir misin? karadelikten çıkıp güneşe, aydınlığa kavuşabilir misin? hayal kurar mısın? kadere inanır mısın? yaşadığını hissediyor musun? ölümden korkar mısın? yürüyorsun, koşuyorsun; ama hayatta mısın? soruyorum kendime, net yanıtlar bulamıyorum. şimdilik arıyorum, mamafih pesimist çerçeveden sıyrılamıyorum. yakında belki yorulurum, bırakırım; lakin şimdilik, koş loser koş! ( cununi mutbik'e saygılarla..)
the loser but whatever happens the lover · · 3 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç











