güzel oğlum, nefes almayı unuttun. çaren yok, yaşayana kadar öleceksin bu dünyada…

güzel oğlum, nefes almayı unuttun. çaren yok, yaşayana kadar öleceksin bu dünyada. ağrısını sen çektin, acısını sen çektin ve ilk sen kaybettin. çünkü sen güzel oğlum, en öndeydin. dağılmaksa, dağılalım. hiç dağılmadık mı sandın? yanacaksak, yanalım. hiç yanmadık mı sandın? kimselere selam veremedik. gökleri yerlerden seçtik. aynada yüzümüzü göremedik. yüzümüzü de bir edemedik. ama sen güzel oğlum sen... avuçlarımızın çukurlarına çınarlar eken sen! kar toplar gibi, boran toplar gibi, fırtına toplar gibi... sen toplayıp yağdırdın ya bizi! gözümüzün, gönlümüzün naaşı kalkmak üzereyken oğlum aklımız, umudumuz son nefesini verirken bir nefesten, bir ateşten, bir delirişten... çıkageldin ya sen!
dolaptaki yildiz tornavida · · 6 beğeni · Ekşi Sözlük’te aç










